Borcunu rızası ile yerine getirmeyen borçlu, alacaklının talebi üzerine devletin yargı gücü ile borcunu yerine getirmeye zorlanır. Bunun sonucunda Devletin yetkili organları borçlunun mallarına el koyar, bu malları paraya çevirir ve satış bedelini alacaklıya öder.

Bir hakkın yerine getirilmemesi veya ihlali halinde özel hukuk çerçevesinde düşünülen yaptırım, belli kriterlere bağlı kalınarak cebri icranın devreye konulmasıdır. Maddi hukuktan kaynaklanan ihtilafın halli için gerekli olan kurumları ve uyulması gereken usulü, şekli hukuk düzenler. Şekli hukuk iki aşamadan oluşur. Bunlar; hakkın tespiti, hükme bağlanması prosedürü, diğeri ise hakkın gerçekleştirilmesi, hükmün icrası prosedürüdür. Bunlar ise, medeni usul hukuku ve icra-iflas hukuku olarak tanımlanır. Şekli hukuk bu hukuk dallarından oluşur. Maddi hukuka ilişkin bir hak ihlal edildiği zaman bunun giderilmesi için mahkemenin hakkı ihlal edilen lehine bir hüküm vermesi yeterli olmayabilir. Hükümle tespit edilen sonuca, kendisine mükellefiyet yüklenen taraf, rızasıyla riayet etmezse, bu hükmün sonuçlarının icra organları vasıtasıyla ve kamunun gücü kullanılarak yerine getirilmesi gerekir. Bu halde ise hükmün icra edilmesini sağlamak için müracaat edebileceğimiz bir teşkilat ve bu hükmü icra ederken tarafların ve icra organlarının uyması gereken bir prosedür bulunmalıdır. İşte icra teşkilatının kuruluş ve çalışma usulleri ile icra takibi süresince tarafların uyması gereken kurallar bütünü icra hukukunun konusunu oluşturur.

Borçlunun borçlu olduğu edimi kendi rızasıyla ifa etmemesi halinde, alacaklının hakkının Devlet kuvveti ile borçludan zorla alınıp, alacaklıya teslimi usulüne cebri icra denir. Cebri icranın usulü, kısaca, Devletin belirlediği icra organları vasıtasıyla borçlunun malvarlığına müdahale edilerek, alacak bir şey ise ve borçlunun mal varlığında mevcut ise bunun alınıp (aynen ifa), eğer aynen ifa mümkün değil ise bunun bedelinin veya alacak bir miktar para ise yeter miktarın borçludan alınıp alacaklıya verilmesidir. Diğer bir ifade ile cebri icra, rızaen yerine getirilmeyen mükellefiyetin Devlet zoruyla yerine getirilmesidir. Alacaklının hakkına nasıl kavuşacağını düzenleyen bu hukuk dalına ise, icra ve iflas hukuku veya cebri icra hukuku denir.

İİK’nın uygulanması açısından alan sınırlaması mevcuttur, öyle ki İİK sadece özel hakların teminat altına alınması için özel hukuktan doğan taleplerin icrasında uygulanır. Kamu (amme) alacakla­rının tahsiline ilişkin olarak ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uygulanır. Bu Kanun’a göre uygulanacak olan usul ve yetkili merciler farklılık arz eder. Örneğin, vergi borcunun cebren tahsili için, icra dai­resi değil, bizzat o vergi dairesi icra takip işlemlerini yapar. Vergi dairesinin başlatacağı bu takibe karşı ortaya çıkan itirazları da yine bu Kanun’da gösterilen merciler inceler.

Kaynak: https://cdn-acikogretim.istanbul.edu.tr/auzefcontent/20_21_Bahar/icra_iflas_hukuku/1/index.html

Başakşehir Hukuk Bürosu, 30 yılı aşkın edindiği bilgi birikimi ve mesleki tecrübesi ile İcra ve İflas Hukuku alanında  mevcut sorunların çözümü konularında danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.